YAYLADAĞI DİLİ
Posted by Mursel Sevik
Yayladağı'nın ne güzel ne tatlı dili var,
Kızlara kele derlerbizim Yayladağı'nda.
Serin serin esen çam yeli,bahar yeli var,
Azlara ıcık derler bizim Yayladağı'nda.
Baharda çiçek açar gülünü,
Pazar günü yapar herkes düğünü,
Adam azarlarken küçük dölünü,
Akürüt derler bizim Yayladağı'nda.
Bostanın irisi ufağı olurya,
Çobanlar yazın sulağa inerya,
Pinti gezen avrada varya,
Uluk derler bizim Yayladağı'nda.
Satıl bağlamışlar kısnağa,
Nakışı çok yaparlar yastığa,
Başı sarı olan musluğa,
Hanifiye derler bizim Yayladağında.
Mittekan her evede yakışır köşeye,
Katrenbiz derler koca şişeye,
İyi yerleştirilmeyen her şeye,
Halleti derler bizim Yayladağı'nda.
Kastal derler ince ince akana,
Göbüt derler bir birine yan bakana,
Yeşil ormanı insafsızca sökene,
Kömürcü derler bizim Yayladağı'nda.
Süt pişer yoğurt olur ayran olur,
Tütün tarlası sevenlere seyran olur,
Kahvaltıda yenir yiyen hayran olur,
Kesnik derler bizim Yayladağında.
Tütüncü sabah erken uyanır,
Yeşil akir ele elbiseye boyanır,
Dama çıkmak için ollelere dayanır,
Süllüm derler bizim Yayladağında,
Halk rıza gösterir biçilen ömüre,
Mürdüm derler taşı söken demire,
Uyar amma haktan gelen emire,
Varmaz güreşmeyene kız Yayladağı'nda.
Değer verilir alın terine emeğe,
Gerek yok başka bir şey demeye,
Sabah akşam çokça yenen yemeğe,
Siresil derler bizim yayladağı'nda.
İlçem tektir tabiatça doğaca,
Odun çok dolar arabaya bağaca,
Toprak damdaki o koca ağaca,
Hezzen derler bizim Yayladağı'nda.
Biryen dağında keklikler öte,
Bir köye sevda var kara duta,
Bezge dağlarında o meşhur ota,
Çakışır derler bizim Yayladağı'nda,
Gözlüceden deniz güzel görünür,
Cobaraklı kışa erken bürünür,
Kabuklu etli tarlalarda sürünür,
............derler bizim Yayladağında.
Çeşitli isim takarlar tuvalete helaya,
Dılana derlerdi düğündeki halaya,
Baba bacısına yani halaya,
Amti derler bizim Yayladağı'nda.
Yollar virajsız ,artık ne sola nede sağa,
Olaylar çabuk duyulur kulaktan kulağa,
Kulaklarıda kısa,güdük olan oğlağa,
Çomu derler bizim Yayladağı'nda,
Gurbet zor gelir alışmayana,
Kinci derler dövüşüpte barışmayana,
Kahvedeoyun oynayıpta çalışmayana,
Humar cı derler bizim Yayladağı'nda.
Marta tütün dikiyorlar yazıya,
Ağustosta gidin cobaraklıya geziye,
Şöyle dönüpte bakınca maziye,
Vay vay be derler bizim Yayladağı'nda.
Ölümüsün bre derlerhamur gibiyse,
Tümmeği gibi derler kömür gibiyse,
Habyanın da dibi çamur gibiyse,
Okur derler bizim Yayladağı'nda.
Kaynana fazla tutmaz gelini,
Fakirlik büker çoğumuzun belini,
Adam konuşurda tutmaz ise dilini,
Çenelerin çekile derler bizim Yayladağı'nda.
İstedimki hoş vakitgeçsin birazda,
Yüzünüz gülsün hep baharda,kışta,yazda,
Ben 56 da doğmuşum şorda Kalboğazda,
Fadılın oğlu Nayif derler bizim Yayladağı'nda.
Nayıf SOYDAN
